25 Ocak 2018 Perşembe

FRANS RESTORANT / SIRBİSTAN

Sırbistan'a gitmeden önce araştırma yaparken adına sıklıkla rastladığım FRANS RESTORANT'a gitmesem olmazdı.Gidilecek yerler listesinde en başa yazdım kendisini 😄

İnternette herkes ne kadar şık ve kaliteli bir mekan olduğundan bahsediyordu.Gidecekseniz eğer kesinlikle şık giyinin ve mutlaka lavabosuna uğrayın diyordu!!! Tamam şık giyinmeyi anladık da lavaboya uğramak hatta "telefonunuzla gidin çünkü fotoğrafını çekmek isteyeceksiniz" demek de ne !

Bu kadar övgüyle anlatılan bir yer bende acayip merak uyandırdı.Elimden geldiğince fotoğraflarına ulaşmaya çalıştım ama pek bir şey bulamadım.En iyisi her şeyi yerinde kendi gözlerimle görmekti...


Restoran giriş de sizi yıl başı temasıyla ihtişamlı bir şekilde karşılıyor.Merdivenlerden aşağıya iniyorsunuz ve orada iki bölüm bulunuyor.İsterseniz bahçe de isterseniz de içeride oturabiliyorsunuz.Biz hava soğuk olduğu için iç kısım dan rezervasyon yaptırmıştık.Rezervasyon olmadan gitmeyin.Zira oturacak masa bulamayabilirsiniz.


İçeriye girdiğimiz gibi bizi hemen çok güler yüzlü ve ilgili garsonlar karşıladı.Montumuzu alıp vestiyere koyup bize masamızı gösterdiler. *Boş yer varsa eğer masanızı değiştirebilirsiniz.*


Her masa da bu şekilde canlı çiçeklerden vardı.Bunun dışında paketlenmiş ıslak havlular da vardı.Yemek öncesi veya yemek sonrası ellerinizi silmeniz için.Ben yemek öncesi kullandım yemek sonrası lavaboya gittim sırf merakımdan 😂😂😂

24 Ocak 2018 Çarşamba

SIRBİSTAN / KALEMAGDAN

  Sırbistan denilince akla gelen ilk yer diyebiliriz.Kalemegdan yani Kalemeydan Tuna ve Sava nehrinin birleştiği noktada çok geniş bir alana yayılmış ,önceleri savaşlara şahit olmuş,Osmanlı Hükümdarlığında Kalemeydan adını almış,yüzden fazla kez istila edilmiş ,günümüz de ise sadece turistik park amaçlı bulunan bir yer haline gelmiş.Adından anlaşıldığı üzere kocaman bir Kale.




  Uzun ve geniş bir alandan geçtikten sonra karşınıza bu heykel çıkıyor.Ne heykeli olduğunu bilmiyorum ama sanki sporla alakalı bir şeydi.Heykelin hemen sağ tarafından ilerlediğiniz de karşınıza kalenin ilk kapısı çıkıyor.Aşağıda görebilirsiniz.

23 Ocak 2018 Salı

ZNAK PİTANYA RESTORANT (SORU İŞARETİ RESTORANT)

  Belgrad'a gelen neredeyse herkesin uğradığı Znak Pitanya (soru işareti demek) restoranına biz de öğle yemeği için gitik.Restorant eski tarz tasarlanmış , ahşap yapılı , biraz loş ortamı olan bir yer . Dışarıdan oranın bir restoran olduğunu ya da Znak pitanya olduğunu anlamanız biraz zor çünkü dışında tabela yok ! Onun yerine kocaman bir soru işareti var 😂😂

  Ben Sırbistanın meşhur yemeği olan Gulaş dan söyledim Yusuf ise Cevapi (köfte) istedi.Gulaş gerçekten çok lezzetliydi.Pek et sevmeyen biri olarak bayıldım resmen.Et çok iyi pişmiş ,lokum gibiydi 😃Köfte için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Bosna da da Cevapi çok yedik ve kesinlikle oradakiler gibi değildi.Lastik gibiydi.Belki o gün bize öyle denk gelmiştir.Bilemiyorum.



  Gelen ekmek ise içeri de bulunan kuzine de pişiriliyor.Ondan mıdır bilmem ama çok lezetliydi.Garsonlar çok ilgili ve nazikti.Bize nereden geldiğimizi nereli olduğumuzu sordu.Biraz sohbet ettik.Neredeyse 50 yaşındaydı ama ingilizce biliyordu.Biraz da Sırpça derken baya anlaştık abiyle :)) 


Ekmekler bu kuzineden 



Bazı akşamlar da orada canlı müzik de yapılıyormuş ama biz öğlen gittiğimiz için göremedik.

NİCOLA TESLA MÜZESİ

Belrad'a gidip Nicola Tesla müzesini gezmemek olmaz tabi.Diğer gezilecek yerler gibi buraya da yürüyerek gidebilirsiniz.Biz araba müzesini gezdikten sonra yine haritadan müzeye doğru yol aldık.

  Müze dışarıdan normal bir bina gibi gözüküyor ve tabela vs Nicola Tesla'nın adı geçen hiç bir şey yok.Bu yüzden gözden kaçabilir.Bizim gibi haritanız yok ise kesinlikle birilerine sorun derim ben.


Nicola Tesla Müzesi

BELGRAD ARABA MÜZESİ



Eski arabalara olan sevgim bir farklıdır.Özellikle 1967 model Chevrolet Impala 😍 olacaksa.(Supernatural izleyenlerin gözü yaşlı ).Yusuf ise eski yeni fark etmez bütün arabaları seviyor :)) Onun kriteri daha çok motor gücü , görsellik , farklı özellikler vs.  anlayacağınız lüks/ pahalı arabaları seviyor .Hal böyle olunca Belgrad da bile araba müzesi gezdik.

  Şimdi yerini tarif et deseniz edemem çünkü gezilecek listemde yoktu.Türkiye de o kadar araştırma yaptım ama araba müzesiyle alakalı hiç bir şey görmedim.Otelden çıkmadan önce acaba bugün nereleri gezsek diye düşünürken Yusuf haritadan araba müzesini buldu.Ne kadar uzaklıkta olduğuna baktık.Yürüyerek 30 dk olunca düştük yollara.

  Yürüme mesafesi fazla olsaydı gitmeyi kabul etmezdim 😂 Hem o kadar araştırmaya rağmen adını hiç duymadığım için fazla bir beklentim de yoktu.Yusuf çok istedi diye gitmeyi kabul etmiştim açıkçası.Ama müzeyi görünce  fikrim değişti.Çok güzel arabalar vardı yaaaaaa 😍😍😍


Giriş biletlerimiz.Ücreti tam hatırlamıyorum ama 500 dinar olabilir.
Giriş de bir amca oturmuş bulmaca çözüyordu.Bize biletimizi verdi arabaları ellemeyin dedi geçti.Biz tek başımıza dilediğimiz gibi gezdik.
   Kesinlikle size de gitmenizi tavsiye ediyorum.Aşağıda bir kaç tane fotoğraf paylaşıyorum.Şimdilik hoşçakalın.


Five point Square City Center Hotel

   Yurt dışına çıkmaya karar verdiyseniz ilk sorun ucuz ve güvenilir bilet bulmak ikincisi ise yine ucuz ama temiz bir otel bulmak.Bunun için de yine iyi bir araştırma yapmak gerekiyor.Öncelikle kalacağınız otelde ne gibi özellikler istediğinize karar verin derim ben.Belirlediğiniz özelliklere göre de otel aramalarına başlayabilirsiniz.Bunun için size Booking.com sitesini önerebilirim.Bütün otellere oradan rahatlıkla ulaşabilirsiniz.Ben rezervasyonlarımı oradan yapıyorum.

Bizim otel için kriterlerimiz ;
  1. Şehir merkezinde olması.
  2. Temiz olması
  3. Ücretsiz wi-fi
  4. İyi hizmet
  5. Uygun fiyat
Bu kriterlere uygun bir sürü otel bulunuyor tabi ki.Aralarında karar vermek için ben daha önce orada kalan kişilerin yorumların çok dikkate alıyorum.Deneyimlerini okuyup değerlendiriyorum ve öyle karar veriyorum.

%90 olumlu geri dönüş olan Five Point Square City Center Hotel
tercih ettik.Gerçekten çok memnun kaldık.Odamız çok temizdi.Özellikle de banyosu .

   Rezervasyonu yaptırırken kahvaltı dahil olarak yaptım.Ama bu otelde şöyle bir durum var;

7 -8 katlı (tam hatırlamıyotum) bir binada olan otel 5. katta bulunuyor.Yani binanın ilk 4 katında otel ile alakalı hiç bir şey yok.Binanın dışı da otele hiç benzemediği için bizim gibi bulmakta zorlanabilirsiniz. Biz etrafında 3 - 4 kez turlayıp oteli bulamamıştık .Etraftakilere sorunca göstermişlerdi oteli.Meğerse tam önünde duruyormuşuz.Ama biz gittiğimiz de tabelası da düşmüş bir halde olunca önünden geçtiğimiz halde orası olduğunu anlayamadık ahahaha.Rüzgardan düşmüş tabelası.

  Hal böyle olunca bu otelde sadece kalacağınız odalar bulunuyor.Ne kahvaltı yapacağınız bir yer ne de çay kahve içebileceğiniz bir restoran bulunmuyor.Kahvaltı dahil aldığımız için resepsiyondan bize bir fiş verdiler .Otelin alt katında bulunan bir kafeye yönlendirdiler.Otel o kafeyle anlaşmalı.Otelden gelen müşterilere özel düzenlenmiş bir kahvaltı menüsü veriyor ve fiş ile birlikte kahvaltınızı yapabiliyorsunuz.

   Biz 3 gün oradaydık ve sadece 1 kez kahvaltı yaptık.Çünkü menü çok kısıtlı.Alman kahvaltısı , ingiliz kahvaltısı , fransız kahvaltısı , vejeteryan kahvaltı gibi 5-6 seçenek vardı.İçerisin de et ürünleri bulunan kahvaltılar da hep domuz eti olduğu için yiyemedik.Bir tane omlet yiyebildik.O yüzden otel rezervasyonunu kahvaltı dahil seçim yapmasanız da olur.

   Belgrad da adım başı PEKARA var.Pekara sırpça fırın demek.Çok çeşitli hamur ürünleri var.Oradan da çok lezzetli bir kahvaltı yapabilirsiniz.Benden size tavsiye :)

25 Haziran 2016 Cumartesi

Çeyiz Alışverişi !!!

Herkese Merhaba :)

Söz , nişan , düğün telaşesi stresi diye bir şey varmış.Öyle diyolar valla , yoksa ben bilmiyorum o nasıl bir şey :)))

Gerçekten de çevremdeki herkes "nasıl gidiyor hazırlıklar , ayy ne telaşlısındır sen şimdi , stres de var dimi?" deyip durdular.Ama bende gerçekten de ne telaş ne de stres var.Yapım gereği rahat bir insanımdır  :)) Bir de ben her şeyin hayırlısını dileyip geri kalanını oluruna bırakırım.Gereksiz telaş , ayrıntı ve strese gerek yok.Öyle aman şu da olsun bu da olsun.Nişanlığım şöyle olsun , ayakkabım pembe olsun mor olsun  vs olsun asla demedim demem de. Evet herkes gibi benimde aklımda bir kaç fikir oluyor ama işim gereği şunu da çok iyi biliyorum ki bir fikre sabitlenip onu bulamayınca bir başkasını da beğenmiyorsunuz .Hayalinizde kini ararken stres olup bulamayınca da hayal kırıklığına uğruyorsunuz.


Bu yüzden bende ne istediğimi değil de ne "istemediğimi" belirledim önce.Çünkü istekleriniz karşınıza çıkan fırsatlara göre değişiklik gösterebilir ama istemediğiniz şeyler değişmez.Nişanda verilecek olan bohça/çeyiz alışverişi için ben biraz araştırma yaptım.Nerde ne var , fiyatları nasıl gibi gibi.Sonra bir de Yusuf'la çıktım çarşıya.Birlikte beğendik çoğu şeyi , kafamızda belirledik.Pazar günüde annelerimizle alışverişe çıktık.


   Şimdii benimde önceden araştırmasını yaptığım " Bohçaya ne konulur" adlı konudan bahsetmek istiyorum :))